YÜKSEK TANSİYONDA BESLENME


Kan dolaşımındaki basıncın normal değerlerden fazla olması haline Tüksek Tansiyon ( Hipertansiyon ) denir.
Tansiyon ölçümlerinde iki tip kan basıncına bakılır ve birlikte değerlendirilir.
Kalbin kasılması anında ölçülen basınç Büyük Tansiyon dediğimiz Sistolik basınçtır.
Kalbin gevşemesi durumunda ölçülen basınç ise Küçük Tansiyon dediğimiz Diyastolik basınçtır.
Küçük tansiyon yada büyük tansiyondan herhangi birinin normal değer olarak koyulmuş standarların üstünde olması, yüksek tansiyon tanısının konması için yeterli olabilmektedir.

Kontrol altına alınmayan Yüksek Tansiyonun en önemli olumsuzluklarının başında damarlarda kalınlaşmayla başlayan koroner kalp hastalıkları ve felçler gelmektedir. Bunun yanı sıra Böbrek fonksiyonlarında bozulmalar oluşmaktadır. Ayrıca görme kayıpları da yüksek tansiyonun neden olabileceği olumsuzluklar dan bir tanesidir.

Yüksek Tansiyon büyük oranda genetik özellikler taşımaktadır.
Bunun yanı sıra Böbrek, Troid v.b gibi organlardan salgılanan bir çok değişik hormonun da yüksek tansiyona neden olabileceği bildirilmektedir..
Fazla kilonun yüksek tansiyonu fazlasıyla olumsuz yönde etkilediğini sakın unutmayın.
Normal ağırlığın % 20 fazlasına sahip olanlarda hipertansiyona yakalanma ihtimali, normal kilosunda olanlara göre tam iki misli daha fazladır.

Yaşam boyu damar sertliği oluşumunu engelleyen besinler ile beslenildiğinde Yüksek tansiyon oluşumunu büyük oranda yenmiş olursunuz. Uzun vadede bu tip beslenme tarzında ısrarcı olursanız genetik yapınızı bile olumlu yönde değiştirebilirsiniz.
Özellikle çocukluk yıllarında doğru beslenmeye başlamak ayrı bir önem taşımaktadır. Çünkü, çocukluk yaşlarında üst sınırlara yakın seyreden kan basıncı, ileriki yıllarda Hipertansiyon hastalığı olarak karşınıza çıkabilmektedir.

C Vitamininden zengin besinler damar sertliği oluşumunu büyük oranda engellemektedir.

C VİTAMİNİNDEN ZENGİN BESİNLER

Kuşburnu,
Maydanoz, dereotu,
Sivri biber, kırmızı biber, çarliston biber
Brokoli, Bürüksel lahanası, kırmızı lahana, karnabahar,
Ispanak, bamya, taze fasulye
Taze bezelye, patates
Kiwi, çilek
Portakal, mandalina
Limon Suyu
Karpuz, kavun
Elma, Armut

Sarımsak tüketimi kan basıncının düşürülmesinde etkin olduğu gözlenmiştir. Özellikle kalsiyum ile birlikte etkisi daha da artmaktadır. Bu nedenle sarımsağın yoğurt ile karıştırılarak tüketilmesinde yarar vardır.
Sarımsak ayrıca, LDL kolesterolü ve trigliseridi düşürücü özelliği yanı sıra HDL kollesterolüde düşürücü etkiye sahiptir. Aynı zamanda kan sulandırıcı doğal bir antioksidant olarak geçmektedir.
Günlük tüketilmesi gereken sarımsak miktarı yarım ila 3 diş arasında olmalıdır.
Çiğ sarmısağın 3 dişten fazla tüketilmesi diyare, gaz, şişkinlik ve ateş yapabildiği bildirilmektedir. Bu nedenle sarımsağın abartılı kullanılmaması önemlidir.

Omega-3 ihtiva eden besinlerin tüketimi gene damar sertliği oluşumunu engellemekte, damar sağlığını korumaktadır.
Balıkta ve kabuklu deniz hayvanlarında bulunan yağ,çoklu doymamış yağ cinsinden olan omega-3 yağlı asitleridir. Bu nedenle deniz ürünlerine ayrı bir önem vermek gerekir.

OMEGA-3 DEN ZENGİN BESİNLER

Uskumru (2299mg/100)
Kalkan (919mr/100)
Lüfer (771mr./100)
Levrek (754mg,/100)
Alabalık (568mg./100)
Midye (441mr./100)
Badem
Semizotu

Tuz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda, Yüksek tansiyonun daha fazla olduğu bilinmektedir.
Bu nedenle tuz kullanımına bir kısıtlama getirilmesi şarttır. Normal sofra tuzundan günlük ortalama 4 gram kadar kullanılabilir.
Mümkünse, piyasada satılan Sodyumu azaltılmış, potasyum katkılı Diyet Tuzların kullanılması daha uygun olur. Diyet tuzların kullanımı, normal sofra tuzlarına oranla bir nebze daha fazla olabilir.
Turşu
Salamura Besinler
Salam, Sosis
Sucuk, Pastırma
Soya sos
Zeytin
Tuzu Alınmamış Peynir
Hazır Çorbalar
Hazır Yemekler
Tuzlu Pastane ürünleri gibi besinlerden mümkün olduğunca uzak durulması gerekir.
Yemeklerin tuzsuz yapılması önemlidir. Çünkü Yemek yapılırken bir seferde yüksek oranda tuz katılır ve karıştırılır. Dolayısıyla o yemekten ne kadar fazla tabak yerseniz alacağınız tuz miktarı da o kadar yüksek olacaktır. Ayrıca tuz tüm yemek içinde eridiğinden beklide yemek size fazla tuz keyfi vermeyecektir. Halbuki, yemeği yerken yemeğinizin üzerine Diyet Tuz serpseniz hem tüketeceğiz tuz miktarı kontrol altında olacaktır, hem tuz yemeğin üstünde olacağından direk tuz tadını alarak tuzsuz yemek yeme sendromundan kurtulacaksınız hem de Potasyum katkılı diyet tuz kullanarak alacağınız sodyum oranını daha da düşürmüş olacaksınız.
Mümkünse tuzsuz ekmek kullanmanız yada kendi ekmeğinizi kendiniz az tuzlu yaparak tüketmeniz uygun olacaktır

Kalsiyumdan yetersiz beslenmekte yüksek tansiyona neden olabilmektedir. Bu nedenle kalsiyum içeren besinleri günlük beslenmenizde mutlaka tüketmeniz gerekmektedir.

KALSİYUMDAN ZENGİN BESİNLER

Süt
Peynir ( En fazla Permesan, emmental, gravyer, eski Kaşar peynirlerinde var )
Yoğurt
Kaymak
Süt tozu, kreması
Fesleğen
Kekik
Adaçayı
Tarçın
Dere otu
Ardıç Üzümü
Tarhana Çorbası
Keçi Boynuzu
Dondurma
Tahin
Ayçiçeği Çekirdeği
Mantar
Badem

Potasyumun, deneysel çalışmalarda yüksek tansiyona bağlı felci önlediği görülmüştür. Potasyum içeriği yüksek besinlerin sıkça tüketilmesi, hipertansiyonun yarattığı olumsuz etkiden koruduğu, dolayısıyla beyin kanaması ve felci önlediği ileri sürülmektedir.

POTASYUMDAN ZENGİN BESİNLER

Muz
Kayısı
Kavun
Patates
Maydanoz, Dereotu
Nane, Kekik
Kuru Soğan, Yeşil Soğan
Roka, Tere

Günlük beslenmede yağın azaltılması yüksek tansiyonu olumlu yönde etkilemektedir.
Tereyağ, kuyrukyağ, iç yağlar
Katı-sert margarinler
Süt, yoğurt, Peynir yağları
Kırmızı et, Tavuk yağları
Gibi yağlar,
Büyük oranda kısıtlanıp yerine Zeytinyağ, Kanolayağ gibi yağların tercih edilmesi kan basınsında önemli etki yapacağı düşünülmektedir.

Alkol alımı hipertansiyonu oldukça olumsuz etkilemektedir. Özellikle alkolün olumsuz etkisi kadınlarda erkeklere oranla daha fazla olduğu gözlenmiştir.